27 Ocak 2011 Perşembe

Bir Garip Halet-i Ruhiye'ler

  • Misafirliğe gittiğin eve, çocuklar çok seviyorlar diye yaş pasta alıp gitmek, hiç sevmemene rağmen sen alıp götürdüğün için yemek zorunda kalmak.

  • Ev sahibinin sen seviyosun diye brokoli yapmış olması. Ama yediğin en kötü brokoli olması sebebiyle o tabağın bi türlü bitmemesi. İkinci tabak ısrarlarını yumuşak ama kararlı bir tavırla geri çevirmenin, karşı tarafın gözlerinde yarattığın hayal kırıklığını görmek.

  • Çocukları sevmemek Ev sahibinin çocuğuna sevgi gösterisi yapmak zorunda hissetmemek. Çocuğun aksine oyun oynamak için çırpınması, tonla soru sorması. Sorulara tek cümlelik cevaplar vermek. Çocuk için üzülmek ama seni bu durumda bıraktığı için kızmak. Küçücük çocuğa saçma sebeplerle kızmak. 

  • Anneden pudra rengi kalın bi atkı istemek. Gelen atkının şeker pembe ve 1m. genişliğinde olması. Boynunda iki kere doladığında boğulucak gibi olman. Ama annen aradığında ''o kadar güzel ki takmaya kıyamicam'' demek. Takınca boğulma tehlikesi içinde olmanın, takmayınca o kadar uğraşmış annecim ne huysuzum'un husursuzluğu.

Hiç yorum yok: