12 Ocak 2011 Çarşamba

Küçük Kara Balık



Öyle bir yerdir ki o, için içine sığmaz. Elin telefona gider yüzlerce kez ama yapamazsın, yapmamalısın. Niye mi? Elinden gelen her şeyi yaptın çünkü sen, kendince. Korkarsın. Bi patikaya girersin. İnsanlar ağaçlara dileklerini değil  keşkelerini yazıp asmış bu sefer. Yürüdükçe ağırlaşır, keşkelerden korkarsın. Önüne bi tabela çıkar. Üzerinde sen ara ne kaybedersin yazar. Bir adım atarsın içeri. İşte tehlikeli topraklardasın. Ararsın açmaz ya da daha kötüsü duymaktan korktuğun ne varsa duyarsın.Yanıldın. Artık insanlar ne derse o değildi. Sözlerin bir anlamı yoktu. Her şey geçiciydi. Yine yeni yeniden anladın. Şanslıysan dersler çıkardın.


Burası senin denizin değil. Sanayinin bütün kirli suyunu akıttığı pis bi deniz burası. Oksijen yetersizliğinden nefes alamıyosun. Mevsimsiz ve kontrolsüz avlanıyor balıkçılar. Kendine bi kuytu bulmalısın, belki batmış bi gemi. Göç eden sürüleri izlersin. Gözyaşların denize akar bu sefer. Dikkat çekmezsin. En önemlisi saklamak zorunda değilsin onları. Şanslısın.




Ps: Samed Behrengi-Küçük Kara Balık. Çoluğunuza, çocuğunuza, kardeşinize, yeğeninize, kuzeninize okuyun, okutturun.


Hiç yorum yok: