26 Nisan 2011 Salı

Ben ne güzel saklamıştım onu. Peçetelere sarmıştım, çekmeceye koyup kilitlemiştim. Şimdi ne alemi vardı çıkartmanın. Saçıldı işte etrafa. Ellerime bulaştı. Görmemezlikten gelemedim bu sefer. El yapımı zeytinyağlı sabunla yıkadım bu sefer. Çıkmadı.

Sorgulamak zorunda kaldım. Soru sormaktan korkarım ben kendime. Ya ezberlediğim cevapları veremezsem, naparım yine!

Bak bahar da göstermişti yüzünü. Lalelerin açtı salon camında. Olmadı bu hiç, olmadı!

Ezgi dedi ki; parkta oturup çocukları izliyorum zaman geçsin diye.
Didem dedi ki; dönsem çok mutlu olurum diyebiliceğin bi yer yok. Bu illet zaman geçtikçe her yanını sarıyo.
Dedim ki; artık bi küçük alıp eve gitmek şart oldu.
Onun da dediği gibi, her şey değişmişti ama biz birbirinizin hala gözlerinin içindeydik.

İşte bu akşam üstü biz üç kız bu sefer yalı'da içemedik!

Hiç yorum yok: