11 Mayıs 2011 Çarşamba

Geçenlerde görüp aşık olduğum (ki ben genelde cansız şeylere çok çabuk aşık olurum) aslında gayet alelade olan pembe eteği giymelere kıyamadım. O kadar söyliyim size.

Bugün sabah uyandım, dışarda güneş açmış, dedim bugün eteği giyip  bende baharı getirmeliyim.

Neyse uzatmicam; herkes bi hoş tepkilerde. Ama biri varki önce yüzüme, sonra eteğime, sonra tekrar yüzüme baktı ve hiçbir şey demedi. Bende gayet fesatlıkla ''gördün mü bak nası kıskandı, çok güzel bile demedi'' diye düşündüm ve kendime bi kahve almaya gittim.

Bi güzel dayandım dolaba, bardağı aldım, kahvemi doldurdum, keyifle masama oturdum ve eskimiş penyelerden yapılan, yer bezlerine benzemiş eteğimle yüzyüze geldim. Nerden bilebilirdim ki, mutfak görevlimizin bütün dolapları klorakladığını.

Şaka olmalı diye düşündüm, değildi!

Hoplaya zıplaya aldığım etek, yer bezi olmaya aday eşyalar listesine 1 numaradan giriş yaptı.

Fesatlığım ve ben bugün evrenden koca bir tokat yedik. Afıyet olsun.


geç gelen ps: klorak çamaşır suyu demek. Anlamadığınıza inanamıyorum gerçekten.

2 yorum:

NzN dedi ki...

hiç anlamadım nooldu ki eteğe????

pepper furnival dedi ki...

koskoca bembeyaz klorak (çamaşır suyu) lekesi nazancım :(