26 Mayıs 2015 Salı

Game of Thrones mu? Alırım bi dal

Selam Gencolar.
Hiç bir kitabını okumadığım için kafa rahat izliyorum diziyi senelerdir. Ay kitapta böyleydi, vay kitaptan saptı, vay su da olaydı diye üzmüyorum kendimi. Çiçek gibi dizi işte, izle. Pazartesi Paramparçayı izlerken kendinden geçiyon sonra vay efendim Game of Thrones artık çok sıktı ://

Tabii ki karakterlerle ilgili sölicek çok şeyim var. Sırayla alalım;

Cersei: 5 x 7 ile içime her ne kadar su serpilse de dizide aradığım kötülüğü fitneyi fücuru onda buluyorum. Yanlızzz, kardeşinden çocuk yapıp, milleti ahlaka aykırı vs diye zindanlara attırması ayrıca bi yılanlık. Fakat babanın da dediği gibi, sandığın kadar zeki değilsin tatlım.






Khaalesi: Vay arkadaş ejderhası olan kadına gel. Onlar benim olcaktı, susun len yakarım buraları diye yeri göğü inletirdim. Bizim sarışın bildiğin sevgili yapınca arkadaşlarını arayıp sormayan görmemiş türk kızı.Utanmasa yatakta ''en çık nirimi siviyisin piki'' dicek. Bi silkelenip kendine gelmeni rica ediyorum. Ps: çok güzelsin tatlım






 
Sansa: Allam yarebbim bu kız nasıl kuzeyin kızı benim aklım almıyor. Mıymıylığından düşüp ölmemiş bugüne kadar. Yalnız senin kutunda yine büyük çıktı Sansa. Allah kolaylık versin Ramsay psikopatı ile :(




Stannis: O kızıl karı senin başındayken başka belaya gerek yok amcacım. Valla ben oturduğum yerden korkuyorum kadından. Ama hakkaten kuğlsun, tarzın, bizimlesin ;)




Joh Snow: Al babana götür, damadın bu de, elini öpsün, çalsın davul zurnalar. Teyteyteytey. Pardon.



Ramsay: Evlat olsa sevilmez ifadesinin vücut bulmuş hali. İşşalla Theon/Reek ya da Sansa tarafından bıçaklanır, kanların aka aka göçer gidersin öteki tarafa.



Tyrion: Ufacık tefecik içi dolu turşucuk. Dizinin yüzümüzü güldüren tek karekteri. Ömrün uzun olsun diyerek seni de 3 evetle uğurluyorum.



Theon/Reek: Valla ne yalan söliyim üzülüyom bu çocuğa. Çüküyle beraber aklını da kaybetti zavallı :(  Sansa'ya tecavüz sahnesindeki oyunculuğu ise 10 numara 5 yıldız.




Arya: Atarlı ergen. Çok bilmiş kız. Sevmiyom.



Jamie Lannister: Çok aptalsın, keşke ölsen :(



Lord Varys: Hani bi laf var ya. Erkekler kum saatine benzer. Hayatlarını ya beyinleriyle ya da çükleriyle yaşarlar diye. İşte bu admın çükü olmadığından işi gücü laf getirip götürme, bi sinsilik bi fesatlık. Ama bir Lord Baelish olmazsın, olamazsın. Bizde olsa bunu hareme koyarlar valla kızları idare etsin, çekip çevirsin diye. 10 numara da başarılı olur.



Oberyn: İki gözümün bebeği öldüğünden beri yastayım. Bu adamdan o salak kızlar nasıl olmuş kafam çok karışık bu arada.



Leydi Olenna: Benim babaannem olsa beraber ülkeyi yönetiriz. Ama işte Allahta onu iki salak torunla sınıyo. Herkesin bi sınavı varmış, onunki de bu :(



Myrcella: Tam bir erkek görmemişi. Imı bın ını sevıyırım evlıncım ben ınla . Te allam ya. Millet can derdinde bu koca. 3 hayırla seni uğurluyor ve bi 5 sene sonra seni evlilik programlarında görmek umuduyla diyorum.

Margaery: Tommen denen ergeni parmağında oynatırsın iyi hoş da senden büyük Cersei var. Naptı netti tıktı seni kodese ırıspı :/



 Lord Baelish: Tarikat kursa üye olurum, siyasi parti olsa Seçim Merkezlerini yönetirim. Öyle inanıyorum bu adama. Her türlü düzenbazlık, ahlaksızlık, arkadan iş çevirme bunda. Yüre be Littlefinger.




Benden bu kadar gencolar. Varsa eklemek istediğiniz sizi şöyle yorum bölümüne alalım.


XOXO

P.F.

17 Mart 2015 Salı

Eski Sevgiliyle Madame Coco Kasa Sırasında Karşılaşmak.

Bu başlıktan daha kötüsü de var aslında. O da şu; eski sevgili ve karısıyla madame coco kasa sırasında karşılaşmak.

Yıllardır keşke bi görsem dediğin adam, almış eline o haftasonu %75 indirimle satılan şamdanı, yanında -o an karısı olduğunu bilmediğin- esmerce güzel bir kız, peki ya sen? Nasılsa bi avm'ye gidip gelicez yeaa diye giydiğin tayt ve tişört, yağlı diye kafanın tepesinde toplanmış saçlar, yanında ev arkadaşın, elinde indirimle 9,90 TL'ye düşmüş melekli çerçeve. Bravo. Heralde daha kötüsü olmazdı. Nasıl bir hışımla çıktıysak mağazadan kendimizi 5 dakika içinde -3. katta bulduk.

Attığın hiç bir mesaja cevap vermeyen adam, bir kaç gün sonra facebook'tan  mesajına cevap verir. NASIL OLAYIM YA İŞTE EVLENDİM FALAN. EVLENDİN FALAN.

Hayat ne güzel ya böyle evlenmek çok saçma diyen herkesin alelacele evlenmesi falan ^.^


XOXO

Pepper Furnival





12 Mayıs 2013 Pazar

Arasak mı?

Hepimizin hayatında yeri ayrı olan adamlar vardır. Hanı yıllar geçer, belki başka sevgililer olur ama döner dolaşır onun nasıl olduğunu merak etmekten kendini alamazsın bi türlü.

Arasan ne diyeceğini bilemezsin. Zaten telefonu açacak mıdır onu da bilmezsin. Yazsan, sesini duyamamış olursun. Halbuki nasıl özlemişsindir ''Alo'' deyişini.

Olmaz işte. Nerdedir, napıyodur, hayatında biri var mıdır, mutlu mudur belki en çok merak ettiğin seni özlemiş midir? Hiçbirini bilemezsin.

Bazen düşünüyorum. Hata mı yapıyoruz? İstiyosak aramalı mıyız? Aradıktan sonra olabileceklere hazır mıyız? Bilmiyorum.



11 Şubat 2013 Pazartesi

''sen sırtını kış tut, yaz çıkarsa bahtına''

Belki de aşk hayatımızda ''sen sırtını kış tut, yaz çıkarsa bahtına'' olayını fazla abarttık hanımlar.

Aman hayal kırıklığına uğramayalım, aman üzülmeyelim derken, kendimizi hayatın akışına bırakmaktan vazgeçip, kafamızda kurup, kendimizi en kötülerine inandırıp bununla mutsuz olmayı alışkanlık haline getirdik.

Tamam kelebek olmayalım, tamam bizde büyüdük, hepimiz bişeyler yaşadık, aynı hataları bi çok kez yaparak öğrendik belki tamam ama bence artık biraz abarttık. Ne dersiniz?



25 Aralık 2012 Salı

Sahalara Geri Döndüm



Geldim anacım geldim, anlatıcak çok şeyim var hemde.


Çok çok güzel bi yaz geçirdim ben. Şimdi hatırlıyınca bîle  böyle '' (^.^)'' oluyorum. Bi kısmında İzmir'de bi kısmını Assos'taydım.



                          Yazdan temsili bi resim. Kardeşceğizlerime bak, yerim!




Çikületa tenimle etekler, şortlar, konserler, partiler derken maalesef Eylül geldi. Bende uzun zamandır istediğim mastera bu sene şeytanın bacağını kırıp başvurdum. Herşey çok çabuk oldu aslında. Sınav, mülakat derken Eylül sonu kendimi Yıldız'da master öğrencisi olarak buldum.

Yeniden öğrenci olmak çok tatlı bişeydi aslında. Okul kantininde kendimden 7 yaş küçük çocukların olması bile moralimi bozmamıştı. (Bkz: Kasımda 27'ye giren ama soranlara hala 25 ;) diyen Pepper. Sanırım ben bi süre 25'de konaklicam)


Ama çalışırken master zormuş. Okula başladım ya işte o kadar yoğunlaştı ki. Ankara, Edirne, Tekirdağ arasında haftada bir gün okula gitmek, ödev yetiştirmece, Cumartesi işe gitmeye başlama vs. Ama ilginçtir depresyona girmedim hiç. Halbuki her sonbahar hobimdir bu. Sanırım Halil Sezai henüz albüm çıkarmadı ondan bu kadar pozitifim. (bkz: derdi nedirrr buuu sonbaharrrıınnn, neden soldurur gülleriiiiii) Hatırlayalım;



                                   http://www.youtube.com/watch?v=fxKHuSjvLBA





Bu sırada bi kitap kulübüne dahil oldum. Hepsi çok şeker insanlar. Her ne kadar bu ay Yaşar Kemal-Akçasazın Ağaları serisini okurken ufak çaplı baygınlıklar geçirsem de içinde olmaktan çok mutlu olduğum, çok güzel bi oluşum. Merak eden olursa bu http://www.illederoman.com/ adresimiz, bu da feysbuk ve  tivitır hesaplarımız.



Bu yeniden sahalara dönüş yazım olsun. Ben yazıcam, siz de yazın.


Pepper Furnival


24 Eylül 2012 Pazartesi

I've got a problem

Çok iyi anlaştığım erkeklerle bi süre sonra sevgili oluyorum. Çok seviyorum falan buraya kadar her şey normal. Bi süre sonra ayrılıyoruz. E bu da normal. Ayrıldığım sevgililerimle arkadaş kalamadığım için her seferinde çok sevdiğim biri gidiyo ve yerine hemen yenisini yapayım  oluyo. Bilmem neden ıssız bu kadar hayatım ANLATABILDIM MI?

15 Ağustos 2012 Çarşamba

Hellooovvvv

Selam.

Hayır unutmadım tabi ki blogumu. Gülmezseniz sebebini söylicem. Çünkü; GİREMİYORDUM. Yani tam olarak anlamasamda çakışan uygulama vs. gibi bi'şey söyledi bana. Sanırım virüs. (Nası anlamışım ama ;) )

Ne yaptım bu sırada. Bir erkeğe aşık olma psikolojik yaş sınırım 40'tı. 50'ye yükselttim. EVET BABAMLA YAŞIT, DOĞRU TAHMİN AMA NAPALIM YANİ. Zaten; adam yaşımı söyleyince bütün kuğl tavrını bozup kahkahalarla yerlere yatacaktı ama yapmadı. Canım. Sadece güzel bi gülücük kondurdu dudaklarına. Yerim.

Her zamanki gibi yine IQ seviyem 50 civarında oluyor hoşlandığım bi adamla konuşmaya başlayınca. Şöyle bir diyalog mesela.


B: Ben
O: O

PS: Açıklamaya gel :)


O: Spor yapıyor musunuz?
B: Evet. Onceden tenis vardı ama simdi fıtness malesef.

O: Hmm evet insanın vücudunu dinç ve esnek tutması lazım.
B: (İçimden: Leynnnn nası yani esnek, ne demek şimdi bu, hani yatakta falan mı demek istedi yaa. Bunları düşünürken sanırım bi 5 cümle kurmuş adam. Sonundaki de bir soru cümlesi. Ve ben tabii ki duymadım.) Pardon? (Ne pardon ne adam ne anlatıp yarım saattir. off)

O: Tenisi diyorum, niye bıraktınız?


İşte böyle gençler. Yine bana hüsran.



Pepper Furnival Arabesk FM'den bildirdi.

25 Mayıs 2012 Cuma

Koku hafızası diye bi'şey var evet. Misal; üniversite arkadaşının parfümünün kokusu burnuna gelir yolda, hani bu Ece'nin kokusu dersin.

Bi de şöyle bi'şey var.

Evde her temizlik yapışımda aklıma eski sevgilim geliyo. Çok saçma ama. Ne beraber temizlik yapmışlığımız, ne de temizlik muhabbeti yapmışlığımız var. Neler olduğunu dün anladım. İkimizde aynı yer temizleyiciyi kullanıyoruz. Hani şu BİM'de satılan 1,5 lt'si 5 tele olanlardan. Mor rengi vardır hani.

Evet. Aynı koku. Onun odasına ilk girdiğimde duymustum bu kokuyu. Tatil dönüşü büyük temizlik sonrası gururla odasını gösterirken.

İkimizde aynı kafa, aynı cimrilik.

Tabi bunu anlar anlamaz klozete döktüm gitti. O ayrı.



Pepper Furnival ha yağdı ha yağıcak akşam planların mahvedecek olan havanın yanından bildirdi.





17 Nisan 2012 Salı

Mesela ''Selam. Ben Burak. Nasılsın?'' demek yerine ''Sizi daha önce de burda görmüştüm sanırım'' ''Kokteyler güzelmiş di mi?'' ''Sinemaya ilginiz var sanıyorum'' şeklinde manasız cümlelerle geliyosunuz ya. Afedersiniz ama mal mısınız?

Think simple!

Bir dost.

11 Nisan 2012 Çarşamba

Bazen senin anlatmaya takatinin bittiği yerde insanlar ne olduğunu merak etmeye başlar.

Halbuki sen onca zaman bi sorun var, benim bi derdim var derken dikkatini çekememişsindir. Ne zaman ki yorulursun, ne zaman ki vazgeçmeyi aklına koyarsın ve iletişimi kesersin işte o zaman başlar merak. Yine de ben ne yaptım da böyle oldu denmez de sen nasıl bunu bana yaparsın denir. Bu cevap vermemeler, konuşmak istememeler sana yakışıyo mu denir. Bir zamanlar ben anlatmak isterken, çırpınırken nerdeydin denmez, çünkü artık vazgeçmissindir.



Pepper Furnival biten arkadaşlıkların yaşı 26'dan bildirdi.

6 Nisan 2012 Cuma

Kadınsal Ağrılar