29 Kasım 2010 Pazartesi

 İddaa ediyorum; her kadın hayatında en az bir kere ''keşke benimde penisim olsa'' demiştir.

Üniversite zamanı. Kalabalık bir grup. Ucuz olduğu için tercih hep ''bira''. Herkesin içki eşiği kendine tabi ama sıra boşaltıma geldi mi o son şansı kullanmak şart. Hesaplar ödenirken wc'yi kaptın kaptın. Kapamadın, beklemiyo tabi adiler. Kingiri kingiri eve yollanırken, er kişiler sırayla köşe başı betonlarını sular. İş te tam o an, senin sidik torban patlamaya yakın, sinirlerin bozulmuş ''ah be, ne vardı benim de penisim olsaydı dersin''

Bkz: Jessica Alba da olsan farketmez. Öyle hopullarsın işte.









25 Kasım 2010 Perşembe

Kuğl tavrınızı boşladınız bayan. Ziro poyint

Şimdi efenim evimin karşısına Mc Donald's açıldı geçen ay. Beni pek ilgilendirmedi bu konu ama kuzenlerim durumdan çok memnun. Artık bende yemek yemek zorunda olmadıklarını söyleyip baya eğlendiler. Neyse geçen gün yine geldiler . Karnınız açsa hazırlıyım bişiler dedim ama riske gerek yok hadi Mc Donald's a gidelim dediler.

Neyse gittik. Kasada pek bir sevimli kızcağızımız siparişlerimizi aldı. O sırada arkamıza bebekli bir bayan geldi ve bizim kuğl kız birden agucuk gucucuk yapmaya başladı. Önce şaşkınlıkla kızın ce eeee yapan yüzünü izledim sonra arkama dönüp en az benim kadar şaşırmış bebeğe baktım. 25 yaşındaki ben ve sanırım henüz bir yaşı olmayan bebeğin bakışlarımızdaki dehşet ifadesi aynıydı.

Olmaz efenim. Bir fast food restoranında yaşanmamalı bu olay. Biz onların aceleci, ordan oraya koşan haline alışmışken yapmasınlar bize bunu. Ellerinizi yüzüne kapatım birden cee eee demek de neyin nesi. Hiç yakıştıramadım, baya da bi yadırgadım. Hatta ayın elamanına aday olabilecek nezakette olan bu kızın kuğl tavrını boşladığını, bir an önce kendini toplaması gerektiğini düşünüyorum.


ps: Bu benim çocuk sevmememden kaynaklanmıyo kesinlikle onu da belirteyim.
ps 2: İtiraf ediyorum yolda, markette şurda burda herhangi bir yerde gördükleri bebeği sevmeye çalışan insanlara da sinir olurum.

23 Kasım 2010 Salı

Olduğum gibi mi görünsem, göründüğüm gibi mi olsam?
 Ah bi karar verebilsem!

12 Kasım 2010 Cuma

Bayram Tatiline Giriyooorummm. Ahanda Girdim.

  • Bir hafta içinde bu kadar çok Beylikdüzüne gitmiş olamam lanetlenmiş olmaktan başka bişeyle açıklanamaz.
  • Bayramda 9 gün tatil yapsak mı yapmasak mı dıye 2 hafta toplantı yapan yere özel şirket,  3 sayfalık yapılacaklar listesini daha tatile gitmeden sinsice masana  koyan adama patron denir.
  • 7 senedir ikinci defa bayramda İzmir'de olamicam. Bizimkiler gelicek nasılsa diye çok umursamamıştım ama bugün sabahtan beri arayıp ''sensiz bayram sabahı kahvaltısı çok tatsız oluyo'' diyen kuzenlerim sayesinde içim buruk.
  • Şekeri, çikületayı ve kırmızı eti pek sevmeyen bi insan olarak holeyoo holeyoo tadında olamadım hiç bayram yaklaşıyor diye.
  • İzmir'deki kitaplığım geliyo artık. Mutluluğu tarifsiz. Ha,  ödünç verir miyim, asla.
  • Kardeşim bi şi istiyo musun diye sordu. Boyoz tabiki, tabiki boyoz. Ooo yeee
  • Bayram sonrası karşısınızda 25 yaşına (bkz:oha) girmiş bi insan olucak. Vayy anasınıı.
  • Süpriz parti istediğimi her sene söylerim. Varsa niyetiniz gün ve saat bildiriniz, partilerim çakışmasın.
  • Ben hala ''bayramda tüm küsler barışır'' lafına inananlardanım. Öpüşün barışın efem.
  • Büyüklerimin ellerinden ( hesap numaram: 358- ....), küçülerimin gözlerinden öpüyor, kaçak danalara, eli bıçaklı deli kasaplara, baklava ye yavrum dıyen ısrarcı teyzelere, kavurma yaptım miss gibi diyip 3 tabak yediren halalara dikkat etmenizi söylerek bayram tatiline giriyorum efenim. Ahanda girdim.
         Sağlıcakla

9 Kasım 2010 Salı

Female Tribute To Tom Waits

Bu yazıyı yazmak için çok uğraştım. Tom waits'i çok severim çünkü. Özel olsun diye uğraştıkça gerildim. Neticede; female tribute içinde dinlemeye doyamadıklarımı sıraladım. Belki severseniz, belki bigün anılarla sarar sarmalarsınız. Ne güzel olur! Keyifle dinleyin efenim.









Linda Thompson-Day After Tomorrow (http://fizy.com/#s/1q0nk4)
Liz Durret- November (http://fizy.com/#s/1mufa6)
Agathe&Fine-Green Grass (http://fizy.com/#s/19x3es)
Diana Krall-The Hearth Of Saturday Night (http://fizy.com/#s/1o38xo)
Clara Bekker-Temptation (http://www.youtube.com/watch?v=FLbC0Eulu_4)
Tori Amos- Time (http://fizy.com/#s/1n20sk)
Norah Jones-Long Way Home (http://fizy.com/#s/103ew7)
10.000 Maniacs-I Hope That I Don't Fall İn Love With You (http://fizy.com/#s/1o8r61)
Cat Power-Sea Of Love (http://fizy.com/#s/1lsatd)
Claire Martin- Old Boyfriends (http://fizy.com/#s/1nelpi)








 

5 Kasım 2010 Cuma

Sebebini merak ettiğim ama sorup cevabını almadığım ne kadar şey varsa hepsi kafamın içinde. Hele gece uyku kaçınca karanlığı fırsat bilip saklambaç oynuyorlar.  Kafamı kaldırıp bakıyorum, yatağım yine cam kenarında ama artık sokak lambasını göremiyorum. Şifonyerin üzerinde akşam boynumdan çıkarıp astığım kolye diğerlerinin yanında yerini almış, mutlu. Bi de kafadakiler için bi askı olsa diyorum. Çıkarsam, assam, mışıl mışıl uyusam.

1 Kasım 2010 Pazartesi

Grip sezonu açılmıştır. Vatana millete hayırlı olsun efenim.

Yav arkadaş nası bahtsız nası gudubet bi insanım anlamadım. Hani 3 gün tatil, havalar güzel biz de bi adaya gidelim, kafa dinleyelim, bisiklete binelim, akşam İstanbul'a karşı rakı içelim dedik ya hemen yatak döşek hasta olmalıyız. Bırak adaya gitmeyi 3 gün boyuna salondaki kanepeden yatak odama gidecek mecalim yoktu. Allahtan Barış Manço'dan öğrendiğimiz çay var da bir nebze olsun yırtıyoruz. Gerçi ben abartıp nane limon komasına soktum kendimi ama olsun.(bkz: nane limon kabugu evet ama tarcınla zencefılı unutmus, o ayrı)

3 gün boyunca, ekmek bulamadım pasta yedim. Valla bak! Sabah evde bulduğum kuru pastalarla kahvaltı yapıp, üzerine ilaç içtim sayın okur.  Hasta olmanın verdiği duygusallıkla buna bi üzüldüm, sorma gitsin!

Gudubetlike sınır tanımayan ben, dedim ki bi ton film var evde bari bunları izliyim. Canım canım nasıl iyi niyetliyim bak! Len sen gudubetsin, çalışır mı o bilgisayar, hemen bozucak tabi, ne sandın! Dolayısıyla, bu 3 gün boyunca tv'de ne var ne yok izledim. Hiçbirini ayırt etmedim. Anladım ki 40-60 yaş arası evli kimse yok. Herkes bekar, herkes evlenmek istiyo. Bize daha çoookkk var yani.

Mesela Cuma günü bi dizi izledin, hani maazallah unutursun falan  diye Cumartesi tekrarını veriyorlar. Cumartesi izledin mesela, tekrarı Pazar günü. Bi de anlamadığım bi şekilde (heralde oyuncularaç ok para vermeyelim, hazır bunlara para veriyoruz diye düşünündüklerini düşünüyorum.) bi sezon sevgili olanlar, diğer sezon kanka, bi sezon kanlı bıçaklı düşman olanlar yeni sezonda hoopp mutlu mesut evli çift olmuş. Size sesleniyorum, dizi izleyip şaşırmak istiyorum, bi hafta kaçırdım diye diziyi anlamamaktan korkmak istiyorum! Bilmem anlatabildim mi?


Ha bi de Derya Baykal'ın bize kattığı tek şey, aldığın eldiven, atkı, çanta vb şeylere ''aa, ben bunun yapılışını Derya'da gördüm, çok basit, sen onca para verdin kızım'' diyen ama hadi yapsana kırmızısını bana diyince amann uğraştırma beni git al işte diyen anneler yaratmak. Hiç görmedim, orda gördüm bende yaptın diyen birini.


Ali Poyrazoğlu'nun sunduğu bi programa denk geldim dün. Müjdat Gezen'in konuk olmasından mıdır bilmem ziyadesiyle eğlendim. Sonunda izlenebilir bi'şey bulmuş olmanın sevinciyle haftaya noktayı koydum.


ps: grip olan beni arasın. Her türlü ilaç, ot, çöp konusunda bilgi sahibiyim. Ayrıca Nasıl Grip Olunur? isimli bir sunum hazırladım. Çok şık oldu.

ps 2: Kasım geldi. Benim ayım. Ooo yeee!

ps 3: karikatür: mizahvecizgi.com